Wacom Bamboo Grafik Tablet İncelemesi
Dijitalleştirme tableti, grafik pad veya çizim tableti olarak da adlandırılan grafik tablet, birkaç yıl öncesine kadar piyasada tutulur gibi olup unutulan trackball, mouse ve diğer giriş cihazlarıyla birlikte veya onlara alternatif olarak kullanılabilecek giriş birimlerinin arasında yeralır. Tabletler bir imaj programı vasıtasıyla el ile yapılan çizimleri direkt bilgisayara aktarır. İlk örneklerinden biri 1964 yılında sunulan RAND Tablet, diğer adıyla Grafacon’dur. Tablet yüzeyinin altında ızgara şeklinde yer alan kablolar, ufak bir manyetik sinyal ile gelen yatay ve dikey koordinatları sıkıştırır. Kalem manyetik sinyali almakta ve koordinat bilgisi olarak geri göndermektedir.

Bilinen ilk grafik tablet: RAND
Tabletler 70′lerin ortasında popülerleşmeye başlamış, 1980′lerin başında Summagraphics Corporation firmasının ürettiği ID (Intelligent Digitizer) ve BitPad ile ticari başarıya ulaşmıştır. Bu cihazlar birçok üst seviye CAD (Computer Aided Design) sistemlerinin yanında kullanılmış, 80′lerde moda olan 8 bitlik bilgisayarlar için çıkarılan KoalaPad ile ev kullanıcılarına da hitap etmeye başlamıştır.

Commodore 64 ile tanışmış olanların hatırlayacağı ürünlerden biri; KoalaPad
Günümüzdeki grafik tabletler RAND Tablet ile benzer bir mantıkta çalışmaktadır. Artık USB bağlantısını kullanan modern tabletlerde yatay ve dikey konumdaki teller ince yalıtkanlar ile ayrılmıştır. Basınç uygulandığında ise kesişim noktasındaki teller birbirine değer ve elektrik akımının bu tellerden geçmesini sağlar. Bu sayede kalemin koordinatları tam olarak belirlenebilmektedir. Kalem, tablet zemininin 2-2,5cm üzerinde oluşturulan zayıf manyetik alan ile de algılanabilir. Günümüzde basınç hassasiyeti de sunulmaktadır ve bu özellik tabletin aksine kalemin üzerinde yeralır.
Bu kısa bilgilerden sonra Bamboo tabletimizi incelemeye geçebiliriz.
Yazılar (RSS)
Merhaba. Eski bir Wacom kullanıcısı olarak kesinlikle ucuz markalarla kıyaslanmaması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Online mağazalara bakıyorum da, özellikle de bizim tüketici hangisi ucuzsa araştırmadan gidip onu alıyor.
Bir köşede yatan ilk seri Intuos 12×12 tabletimi hayata nasıl döndüreceğimi araştırırken rastladım sayfanıza. Gördüm ki Intuos2 serisi bile 9pin serial bağlantı olduğundan yeni bilgisayarlarda adaptörler vs. ile kullanılabiliyor ama yine de tahmin edilebileceği gibi son modeller kadar akıcı performans sunamıyorlar. Serial bağlantının yavaş oluşu artı cihazın kendinden kaynaklanan yavaşlık ve driver sorunları oluyor adaptörlerden kaynaklanan… Sonuç olarak yeni bir tablet almam gerekti ve büyük ihtimalle bu ürünü alacağım. Eskinin Pro modeli Intuos1′den iyi olacağı kesin. Hem masada devasa boyuyla Intuos kadar yer kaplamıyor hem de inanın eğer tek işiniz Pixar animatörleri gibi bütün gün çizmek değilse A4/A3 gibi büyük bir alanın tamamını neredeyse hiç kullanmıyorsunuz zaten. Yani, tabletin boyutuna aldanmayın derim. Pratik kullanımda detaylar üzerinde çalışırken sürekli zoom in/out yapıyorsunuz ve alan gayet yeterli olacaktır. Hem de bunun kadar şık tasarıma sahip başka bir tablet de yok galiba. Intuos3′lerden bile kesinlikle daha güzel duruyor bence.